Blog

Uyuyan bebekler, mutlu hayatlar.

Kadıköy Annesi Aslı der ki “Anneyim Yüz Kaplan Gücündeyim”

Aslı ile yakın zamanda tanıştık aslında… Kadıköy Anneleri’ni takip ederken; yollarımız kesişti bir anlamda… Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms’ın Kurucusu Aslı olarak tanıştım ama içinde kelebekler uçuşan, gökkuşağı anne Aslı ile tanışmam elbette uzun sürmedi… Aslı da Yüz Kaplan Gücündeki annelerden biri… Oyuncu, eğlenceli bir anne; farklı renkleri barındıran şaşırtıcı bir kadın ve etrafına bir dolu anneyi toparlayıvermiş ve neredeyse her hafta bir organizasyon yapan, anneleri ortak bir paydada buluşturan bir anne… Devamı için okumanız gerekiyor… Ben yüzümde gülücükler ile okudum yazdıklarını, sıra sizde:

1-Kısaca kendinden, neler yaptığınızdan bahseder misiniz?

Sevgili Asu, öncelikle sana başından beri Kadıköy Anneleri’ne ve tabi bana ve Rüzgar’a uyku konusunda verdiğin destekler için çok teşekkürler. Senin tarafından bir ANNE KAPLAN olarak seçilmek ayrı bir şeref J Yani hem şehrilerim arasında “1 Çan’lı 10 Çin’li bedeldir” lafını kullanırız ama “şehirde 100 kaplan gücünde” olduğumu hiç düşünmemiştim J Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms’ın kurucusu olarak daha önce pek çok dergi, gazete ve portalda kendimden ve pek tabi Kadıköy Anneleri’nin kuruluş hiyakesinden bahsettim. Ama en zevk alarak yanıtlayacağım sorular bunlar oldu sanırım:) Herkese keyifli okumalar!

Kısaca kendimden ve neler yaptığımdan bahsetmeye çalışayım. 1982 Çan/Çanakkale doğumluyum. 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum. 2004-2006 yılları arasında Chicago, ABD’da Au Pair olarak çalışırken College of Dupage’te İşletme ve Uluslararası İlişkiler dersleri aldım 2007 yılından bu yana çalıştığım Uluslararası Fuarcılık sektörü PR&Marketing ve Proje Müdürlüğü görevi ile Orta Doğu’dan Slav Bölgesi’ne, Uzak Doğu’dan Kuzey Afrika’ya, Avrupa’dan Körfez Bölgesi’ne 20’den fazla ülke ve 30’dan fazla dünya şehrine seyahat ettim. 2012 yılında 3 yıllık hayat arkadaşım Koray’la evlendim. 13 Ocak 2014’te oğlum Rüzgar’ın hayatıma girmesiyle birlikte, ikamet ettiğimiz Kadıköy’de, kendim gibi hayattan zevk almayı bilen annelerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms’ı kurdum. Oğlum 7 aylık olduğunda tam zamanlı çalışma hayatıma geri döndüm. Halen fuarcılık işim, Kadıköy Anneleri, sosyal yaşantım ve aile hayatı dörtgeninde hayatta kalma mücadelesi veriyorum:)

Kadikoy Anneleri_Foto 3

2-Birazdan Kadıköy Anneleri’ni elbette soruyor olacağım ama seni Kadıköy Anneleri’ne iten asli bir sebep var: Annelik… Öncelikle, annelik hikayeni paylaşır mısın?

Tabi, dilersen önce Rüzgar’ın doğumuyla başlayayım hikayeye… Hmm ya da daha geçmişe bir yolculuk mu yapsak acaba? En başa! ‘Aa hic beklemiyorduk’, ‘Evren bize sürpriz yaptı’, ‘Üstelik korunuyorduk da’ durumu yok tabi kiJ Zaten yaşımız olmuş 30, aile kurmaya hazırdık. Karar verdiğimiz 2. ay hamile kaldım ancak tabi bunu hemen anlamadım J Uzun süredir korunduğum için aynı zamanda 13 yaşımdan beri arkadaşım olan doktorum hedefi 12’den vurmak adına 6 ay gibi bir süre vermişti. İdrar testi de negatif çıkınca içim rahat enerji içeceğinden alkole, 50 derece sıcaklıkta güneşlenmekten uçakla yurtdışı seyahatine, ağır kaldırmaktan 45 km bisiklete binmeye, azı dişi ameliyatı olmaktan röntgen çektirmeye, 2 hafta antibiyotik kullanmaktan Gezi’de gaz yemeye, saç boyamaktan kötü beslenmeye kadar bir bebeğin ilk haftalarında düşmesine sebebiyet verecek ne varsa bilmeden yapmışım 😛 Ama doktorumun da dediği gibi bu işin matematiği olmuyor, ya hep ya hiç! Tipik bir Oğlak Burcu olan oğlum inadıyla hepsini alt etti ve sapa sağlam şekilde hayata “Merhaba” dedi. Hamile olduğumdan artık göğüslerimin belirgin şekilde şişip, acımaya başlamasından sonra şüphelenmeye başladım. Bir Pazar günü bu şüphe içimi iyice kemirince, eşim uyurken çıktım bir nöbetçi eczane aradım. Kalp atışları eşliğinde testi yaptığımda çat diye iki kalın belirgin çizgi karşıma çıktı, hiç şüphe yok hamileydim! Elimde test çubuğuyla Koray’ın üstüne tepinmeye başladım, ağlayarak birbirimize sarıldık. Tam 1 hafta sonra babalar günüydü, böylece ona erken hediyesini de vermiş oldum J 4 gün sonra çekilen kalp atışlı ultrason kağıdını kargolayıp iki müstakbel dedeye gönderdik, onlara da en güzel “Büyük Babalar Günü” yaşattığımıza inanıyoruz.

Doğuma 3 gün kalaya kadar çalıştım. Yurtdışı seyahatli oldukça hareketli ve bir o kadar rahat bir hamilelik dönemim oldu. 5 ay boyunca haftada 2 defa hamile yogasına gittim. Rüzgar iri bir bebekti ve ben de 18 kilo almıştım. Polikistik böbreğim olduğundan ve bebeğin başı erken döndüğünden sol kasığımda son haftalara doğru sancı hissetmeye başladım. Doktor daha ne olduğunu anlayamadan 36.3’teki rutin kontrolde sancılarımın başladığı ortaya çıktı, doğuruyordum! Doktorum 37’den önce doğum yapmamı onaylamadığından kasılmaları engelleyip doğumu geciktirecek bir hap verdi. 1 hafta bu ilacı kullandım ve bıraktığım anda gece 02:00’de uykumun ortasında suyum geldi. Hemen önceden doğum sigortası yaptırdığımız özel hastaneye gittik, doktorum ise taaa 15:00’e doğru hastanedeydi J Annem, en yakın arkadaşım Canan, aktif doğum da dahil tüm sancılar boyunca doulam olarak eşim Koray yanımda bulundu. Doğum indüksiyonu ve ağrı kesici olmadan, sadece 2 kez elle dilatasyon yapılması sonucu saat 16:00’ya kadar kendi kendime 9 cm açılmayı başardım. Artık aktif doğuma girmeye hazırdım ancak bu kez de yorgunluktan bitap düşmüş, ıkınmaya mecalim kalmamıştı. Epizyotomisiz şekilde, iki hemşirenin karnımı bastırması, eşimin sürekli kasığıma götürdüğüm ellerimi başımın üstünde sıkı sıkıya tutması, aşırı bir terleme ve bunalma, odadaki televizyondaki “Pis Yedili “dizisindeki tipi tip karakterler, çocukluk arkadaşım doktorumun odadaki plastik çöp kovasının kapağıyla bana serinlik yapması, rahatlatmak için makası kapıp hastane önlüğümün yakasını cart diye kesmesi ve ha gayret son bir avazla 16:51’de uzun ve yoğun bir çabanın sonucu doğal, spontan, vajinal doğumum gerçekleşti… Rüzgar’ı battaniyeye sarıp hemen kucağıma verdiler, göğsümde şıp şıp damlayan süte gömülüp içti. Yüzümde babalığının ilk dakikalarını yaşayan Koray’ın gözyaşları, karşımdaysa sevdiği arkadaşını bebeğine sağlıklı şekilde kavuşturmanın haklı gururunu yaşayan doktorum Hüseyin’in rahatlamış yüzü… Asla unutulmayacak anlar bunlar…

13 Ocak 2014’te oğlum Rüzgar’ın hayatıma girmesiyle, bu yaşa kadar hayatı sindirerek yaşama, işim gereği dünyayı gezme ve pek çok deneyimle olgunlaşmayı tercihe erme kararımın, aslında hayal edebildiğimden çok farklı(olumlu anlamda) bir anneye dönüşmeme vesile olduğunu anladım. Kuşkusuz annelik serüvenimi etkileyen bazı dönüm noktaları da var. Bunlardan ilki 22-24 yaşlarım arasında ABD’de yaşları 9-11 arasında değişen çocuklara bakıp, ailelerin çocuklarını yetiştiriş şekline tanık olmam. İlk gençlik yılarımda aklıma çok yatan bu özgürlükçü, birey yaratmaya yönelik, ödül-ceza olmadan, sevgi odaklı yetiştirme tarzını şu an kendi oğlumda da eşimin de hemfikir olduğu şekilde uygulamaya çalışıyoruz. Daha sonra doğal doğum ve kolik nöbetlerine bağlı geçirdiğim lohusa sendromu, halen emzirdiğim, gecede 2-3 saatten fazla uyumayan(sen çok daha iyi bilirsin bu hikayeyiJ) bir bebeğimin olması… Hastalıklar karşısındaki soğuk kanlılığım çocuk doktorumuzun bir hayli sakin ve ilaç karşıtı yaklaşımından, enerjik olmam Rüzgar’ın baba tarafından gelen uyku sevmeyen ve hiperaktif yanından, hijyen konusundaki umursamazlığım lohusayken izlediğim fransız “Babies” belgeselinden, anneliğe “yapış yapış aşk” yerine matrak yönüyle bakmamsa Türkçe çevirisini arkadaşım Irmak Ertuna Howison’un yaptığı 4 Amerikan annesinin yazdığı “Çakma” Anne kitabını okumamdan kaynaklanıyor. Karşınızda olabildiğince sabırlı, bebeğini doğduğundan itibaren bir birey olarak kabul eden, “mükemmel anneyim” iddiası olmayan, pek çok konuda soğukkanlı, hijyen çıtası düşük, yemek yiyor mu yemiyor mu mevzusuna takılmayan, yağmur-çamur, kar-kış, kıyamet dinlemeden bebeğini her gün mutlaka dışarı çıkartmaya gayret gösteren, çocukla koşturup, oynayan, “atlet-yelek-patik” üçlüsünden haz etmeyen, “Bizim dişimiz çıktı”, “Biz acıktık.” vs. gibi cümlelere ek lakap ve bebek konuşmasını sevmeyen, çocukla büyüklerle konuşur gibi konuşan %80 bir Alman anası duruyor J Anne olmak kendimi yeniden tanımamı sağlarken, arkadaş çevremi de tamamen değiştirdi. Ve tabi en büyük getirisi, içimde patlamaya hazır duran hiç bilmediğim potansiyelin ortaya çıkmasıyla şekillenen Kadıköy Anneleri projesi ve devamında doğal sürecinde gelişen senin de tam ortasında bulunduğun kaliteli network var.

3-Sence anneliğin en zor yanı ve en keyifli yanı ne?

Zor yanlarından bol bol bahsediyorum malumunuz J Rüzgar’la iletişimim ise bir Oğlak erkeği ve Koç kadının nasıl olabilirse o kadar işte J Şaka şaka, Rüzgar evet inatçı, seçici ve temkinli bir bebek ama aramızda özel bir iletişimimiz var bence. Kuralcı değil tam tersi oyunbaz bir anneyim sanırım J Özelikle 1,5 yaşından sonra birlikte yapabildiklerimiz arttıkça, iletişimimiz de aynı oranda kuvvetlenmeye başladı. Birlikte oynadığımız hemen her oyundan müthiş keyif alıyorum(Tamam itiraf ediyorum sulu boya ve hamur oyunlarından biraz baydığım doğrudurJ). Biz eşimle ikimiz de evcimen yapıdayız, dolayısıyla en keyifli yanının benim açımdan evde sohbet edilecek 1 kişinin daha olması diyebilirimJ En zor yanı da maalesef benim tembel bir öğrenci olmamdan kaynaklanan bitmek bilmez uykusuzluk problemi.

Asli&Koray

4-Çalışan ve başka uğraşları da olan bir anne olarak iş aile dengeni nasıl sağlıyorsunuz?

Sen iki çocukla bu dengeleri nasıl sağlıyorsan benimki de ondan bir tık aşağıda sanırım J 2007 yılı başından beri çalışıyorum ve doğuma 3 gün kalaya kadar da çalıştımJ. Doğum sonrası yedi ay ara verdim ve sonra yine aynı işime kaldığım yerden devam ettim, halen aktif olarak çalışıyorum. Üstüne bir de kaşınıp Kadıköy Anneleri platformunu yönetmeye çalışıyorum, yeni projelere göz kırpıyorum ha bir de özel hayatımda sosyal çevremi ihmal etmemeye gayret gösteriyorum. Bu noktada aslında en çok karşılaştığım sorulardan birisi bu; “Çalışan anne olmak sizi zorluyor mu? Günler nasıl geçiyor?” Bunu itiraf eden azdır belki ama Rüzgar yeni doğanda bakımı pek kolay olmayan bir bebekti ve ben de çalışmayı özlemiştim. Dolayısıyla yedinci ayda aktif çalışma hayatıma geri döndüğümde genele göre beklenenden çok daha kolay adapte oldum. Üstelik oğlumu henüz 4 gün önce tanıştığım yardımcı ablaya emanet ettiğim halde! 1 yaşına kadar iş yerinde günde iki defa süt sağdım. O zamandan beri de sağım işini günde bire düşürdüm. Rüzgar şimdi 26 aylık ve halen aktif olarak süt sağıp, emziriyorum. Bu sayede Rüzgar henüz anne sütü dışında bir süt içmedi ya da mama yemedi, çünkü stoğum hiç azalmıyor! Hasta olmayan bir bebek olduğunu da buraya ekleyeyim.

Adaptasyon süreci haricinde işin psikolojik yanına bakarsak eğer; küçük yerde büyüdüğümden, İlkokul 1’den Lise son sınıfa kadar aynı sınıfta okuduğum, çok samimi olduğum, halen de görüştüğüm bir arkadaş çevrem var. Çok mutlu olduğum ve gurur duyduğum bu güvenli, samimi arkadaş çevresine ve tabi ki komşuluk ilişkisine bizim de sahip olmamız adına Kadıköy Anneleri topluluğu en çok da bize hizmet ediyor. Ben işteyken Rüzgar’ın parkta oynarken fotoğraflarını çekip nasıl olduğunu göreyim diye bana atan anne arkadaşlar bile var! Özlediğim an naklen yayın yapan tüm annelere buradan kocaman öpücükler! Sizi seviyorum! Şıpıdık terliğimizle Moda’da yürüyüşe çıkıp bu arkadaşlarımızla selamlaşmak harika bir duygu. Adeta küçük bir sahil kasabası havası gibi… Ayrıca Rüzgar’ın bakıcısından yana da çok şanslıyız. Kendisi iyi bir anaokulunda 25 yıl çalışmış bir aile kadını. Evde kesme, yapıştırma etkinlikleri dahil her şeyi yapıyorlar. Çok da sosyal bir kadın, dolayısıyla bu iş-aile dengesini kurmamda onun rolü büyük.

Rüzgar planlı bir bebekti ama yine de hayatımızın bu kadar değişeceğini öngöremezdik J Tatil planlarından, hafta sonu aktivitelerine, evin eşya düzeninden erzak alışverişine kadar her konuda kendimizi bebeğe göre ayarlıyoruz. İlişki ister istemez bebeğin mizacına göre de etkileniyor. Rüzgar yeni doğandan beri bana çok düşkün bir bebekti. Halen gece uykusunun düzensizliği, sık emmesi ve sabaha karşı benimle yatması sebebiyle karı&koca rolümüzü bir süreliğine rafa kaldırıp sadece anne&baba olmanız gerekebiliyor. Ailelerimiz de uzakta yaşadığından ve İstanbul’da Rüzgar’ı bırakabileceğimiz kimsemiz olmadığından, çalışmadığımız zamanlar dışında Rüzgar full-time bizimle beraber. Bu sebepten doğumdan sonra gece hayatı, gezmeler vs gibi konuları erteledik. Zaten çok da düşkün değildik ama en azından akşam arada bir film&dizi izlediğimiz oluyorduJ Şimdi “Ne zaman uyur acaba? Aman çok yorgunum ben de uyuyayım.” deyip tembelliğe kaçıyoruz çoğunlukla. Ama bence bunlar geçici, Rüzgar nasıl olsa büyüyecek ve bizim ileride karı&koca olarak yalnız geçireceğimiz çoook vaktimiz olacak J Bebeklik zamanları ise istesek de geri gelmeyecek… Yine de eş olarak seçtiğiniz kimseyi bir de baba kimliğiyle tanımak, aranızda başka bir sevgi ve aşkı doğuruyor.

Kısacası şu anda “özel hayat” deyince “aile” dışında aklıma bir şey gelmiyor J Aile kavramını aşılamak için birlikte yapabileceğimiz etkinliklere ağırlık veriyoruz. Mesela çocuktan önce bisikletçiydik, şimdi onun için bir aparat aldık ve ailece bisiklet turuna çıkıyoruz. Ailece kampa gittiğimizde gökyüzünü inceleyebilmek için bir teleskopumuz, parka gidince birlikte oynayabileceğimiz kocaman uzaktan kumandalı bir arabamız var.

Şimdilik “özel” olarak her ay gitmeye çalıştığım Müzisyen Anne Sevgili Ahu’nun düzenlediği “Moms Night Out TR” geceleri ve yine her yine ay hocamız Hasan Nami Güner eğitmenliğinde İyi Cüceler’de katıldığım “Yetişkinler için Yaratıcı Drama” derslerini sayabilirim. Bir de İFSAK’ta fotoğrafçılık kursuna başlıyorum, bu aralar en çok heyecanlandığım konulardan birisi bu sanırım.

Kadikoy Anneleri_Foto

5-Şu anda çok güzel ve özel bir iş yapıyorsun… Çok emek verdiğin bir iş… Kadıköy Anneleri gün geçtikçe büyüyor; yeni anneler kazanıyor. Biraz anlatır mısın? Kadıköy Anneleri fikri nasıl ortaya çıktı?

Senin de bu grubun bir parçası olduğun için ve tabi bu güzel iltifatların için çok teşekkür ederim! Emek verdiğimiz çok doğru, umarım bu her kesim tarafından anlaşılıyordur. Kısaca(desem de inanma, mesleki deformasyon, yazılar uzuyor da uzuyor!) bahsetmeye çalışayım. Doğal doğumun psikolojik ve fizyolojik etkileri ile kolik, atopik dermatit, egzama tipi konak ve alerjik bir bebek birleşince hayatımın başka bir doğumunu da kucaklamış oldum; depresyon. Bebek öncesi 300 kilometrelerde yaşayan yeni anne olarak hızımın 10 kilometrelere düşmesine alışmakta zorlanırken, akıl sağlığımı kaybetmemek için sosyal hayatımı yeniden canlandıracak marjinal bir değişikliğe gitmem gerekiyordu. “Lohusalık sendromu yaşayan tek çalışan anne ben olamam.” deyip bebeğimle birlikte yapabileceğim aktiviteleri araştırmaya başladım. İlk adımım “Sine Bebe“ydi,  ardından anne&bebek yogasıanne&bebek zumbası derken kendim gibi işi bırakıp anneliğe soyunmuş kadınları gördükçe, “Neden daha fazlası olmasın?” dedim. Ve böylece Kadıköy Anneleri kuruluş hikayesi başlamış oldu. Anlayacağınız Kadıköy Anneleri’nin arka planında hüzünlü bir “Lohusalık Hikayesi” var:)

Lokal annelerle paylaşımım arttıkça, bu bende adrenalin patlaması yarattı! Herkes bebekli aktivitelerden haberdar olsun, kendini dışarı atsın, sosyalleşsin istiyor, adeta mesleki deformasyon yaşarcasına anneleri organize etmeyi diliyordum. Hamile yogası, Sine Bebe ve Anne Bebek yogasından karma, birbirlerinin tercihlerini kabul eden ve ön yargılı olmayan 11 anne bir whatsapp grubu oluşturduk ve halen bu grubu devam ettiriyoruz. Adı da Kadıköy Anneleri tabi kiJ Bebeklerin ayları, annelerin de yaşları birbirine yakın. Sık sık bir araya gelip, paylaşımlarımız çeşitlendikçe “Neden diğer lokal annelere ilham vermiyoruz?” deyip Kadıköy Anneleri platformunu hayata geçirmeye karar verdik. Şimdiye kadarki değerli destekleri ve katkıları için hepsine özel teşekkürler. Benim “muhtar” lakabım da buradan geliyor aslında 🙂 Bir de “reis” var. Ama “Kadıköy’ün anne-bebek muhtarı.” sözünü daha çok seviyorum.

Siteyi kurma kararı kesinleşince eşim Koray’ın da desteğiyle önce ABD’deki lokal oluşumları araştırdım ve buraya nasıl devşiririm konusuna gece & gündüz kafa patlattım. “Mutlu anne, mutlu bebek” mottosundan hareketle  1 Haziran 2014’te yayın hayatına başlayan platformun özellikle “offline”da bilinirliği arttıkça,  aslında insanların bu tarz oluşumlara ne kadar ihtiyacı olduğunu anladım.  Daha sonra hem İstanbul içi hem de Türkiye’nin diğer şehirlerinde yerel anneler bir araya gelip gruplar oluşturmaya başladılar. Bu anlamda öncü olduğumuzu düşünüyor, annelerin ihtiyacına hizmet edip, esinlenilmiş olmaktan da keyif ve ayrıca gurur duyuyorum.

İkamet ettiğimiz Kadıköy’de, bebeğiyle geçireceği kaliteli zamanı, kendi zevkinden de ödün vermeden değerlendiren zamane annelerinin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms, 13. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde Eğitim kategorisinde Halkın Favorisi seçilirken, Bebek&Çocuk Dostu TariflerBebek&Çocuk Dostu Mekanlar, Küçük Kitap Kurtları İçin İlk KitaplığımUyku MüzikleriHamilelik&Doğum&Lohusalık&Emzirme Günlükleri, Uzmanlarla Röportaj, Eğitim, Aktivite ve Annelik gibi kategorilerde 15 kadar katkıda bulunan anne ve babanın yazılarına da ev sahipliği yapıyor. Bunun yanında zaman zaman özel gün yazıları gönderen konuk arkadaşlar da oluyor. Mesela senden de doğumunda ilgili bir yazı almayı çok isterim:)

6-Kadıköy Annesi nasıl olur? Neler yapar?

Bilmediğim yerden geldi, pas! Şaka bir yana, gerçekten nasıl ve neler yapar cevaplaması zor bir soru oldu. Özetle Kadıköy’de ikamet eden, etmiş, edecek, yolu bir şekilde Kadıköy’de geçen ya da gönlü Kadıköylü olan tüm ailelerin ortak paylaşım platformu diyebiliriz. Web sitemizi düzenli okuyup, sosyal medya hesaplarımızı beğenip, takip edip, organizasyonlarımıza katıldıkça zaten anne-babalar kendilerini bu grubun bir parçası olarak hissetmeye başlıyorlar. Yani kayıt, çekiliş, kura, şart, şurt yok! Uzun açıklamada olarak da; “Bebeğiyle/çocuğuyla geçireceği kaliteli zamanı, kendi zevkinden de ödün vermeden değerlendiren zamane annelerine “Kadıköy Anneleri” diyebiliriz J Siz de İstanbul’un en güzel ilçesinde oturuyor ve üstüne üstlük bir de “annelik” ünvanını taşıyorsanız ya da taşıyacaksanız, aramıza katılıp, bebeğinizle/çocuğunuzla birlikte ya da tamamen ayrı olarak yapabileceğiniz aktivitelerle ilgili bilgi sahibi olmak hakkınız!

Ama yok ben pimpirikli bir insanım, bebeğim/çocuğum üşür gaz olur, yel eser hasta olur, el görür nazar olur diyenlerdenseniz olsun yine buyurun, yaşanmışlık kokulu yazılarımızı okuyarak evden de bizi takip edebilir ve yan gelip süt arttırıcı/gaz giderici çayınızı yudumlayarak “içimizden birisi” olmaya devam edebilirsiniz.

Ya da tamam bulduk! Siz ağırkanlı mizaçta olanlardansınız ve bu tür anne-bebek/çocuk aktiviteleri hamilelik-doğum-lohusalık gibi uzun ve meşakkatli sürecin ardından adeta bir daha hiç kullanılmayacakmışçasına hantallaşan kaslarınızı oldukça yoracak gibi duruyor… Hiç dert değil, siz de bu bilgileri sevdiğiniz başka bir anneyle/anne adayıyla paylaşırsınız olur biter 🙂

“Çocuklu yolcuların önce kendi, sonra çocuklarının maskelerini takmaları gerekmektedir” tadında “Mutlu anne, mutlu bebek” mottosundan hareketle Kadıköy’deki “Baby Friendly” kafe, restaurant, etkinlik, sinema, aktivite merkezi vs. leri derliyor, paylaşıyor, lokal anneler olarak yeni anne adaylarına “iyi örnek” oluyoruz. Tüm bunlar sizi tatmin etmediyse işte altın vuruş; bu platformdaki herkes birer “Mom Next Door” yani bebeğinizin/çocuğunuzun potansiyel oyun arkadaşının annesi. Kendinizi düşünmüyorsanız onu bir düşünün bizce 🙂 Sizi de aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz!” diyebiliriz:)

Kadikoy Anneleri_Foto 2

 7-Kadıköy Anneleri’ni diğer gruplardan ayıran fark nedir peki?

En büyük farkı her şeyden önce bu grupların ilki olması. Aktif bir web-sitesine sahip olması, tamamen lokal bir grubu domine etmesi ve sosyal sorumluluk projesi olması. Bu aralar bildiğin gibi sosyal medyada lokal annelerin bir araya gelerek gruplar oluşturduğuna şahit oluyoruz. Peki bu yükseliş nasıl başladı? Bu anneler ne oldu da bireysel hesaplar kurmak yerine toplanıp güçlerini birleştirme kararı aldılar? Kimdir bunlar? Ne yer, ne içerler? Hangi sosyal medya hesaplarında hangi şehirler ve ilçelerden anne grupları var? Diyerek annelere rehber oluşturması için tüm Türkiye’yi ve İstanbul’u kapsayan detaylı bir “Lokal Anne Grupları” dosyası hazırlamıştık geçen aylarda “Lokal Anne Gruplarının Yükselişi” adlı yazımızda. Bu yazıdan güç bulan girişimci anneler de bizi referans göstererek çok sayıda yerel grup oluşturdular. İlk olana yani emeğe saygı gösterene, bizi refere eden herkese desteğimiz sonsuz!

Bir de diğer anne gruplarından farklı olarak “anne”nin değil “aile”nin önemine vurgu yapıyoruz. Tüm organizasyonlarımızda babalar da davetli. Kah bebekleriyle dans ediyorlar, kah yoga yapıyorlar, hatta baba da ne ki, anne anne, babaanne, dede, bakıcı, abla, teyze, kısaca tam bir aile organizasyonuyuz!

Bunlara ek olarak ağırlıklı Kadıköy bölgesi olmak üzere çeşitli kurum, eğitim merkezi ve ürün tedarikçilerinden Kadıköy Anneleri’ne özel indirimler sağlıyoruz. Sosyal sorumluluk projemizin tek şartı kendisine Kadıköy Anneleri hissedenlere maksimum fayda sağlamak odaklı.

Platformun en önemli amaçlarından birisi düzenli ücretsiz buluşmalar, eğitimler ve aktiviteler organize ederek, lokal anneler için bebekleriyle birlikte sosyalleşme fırsatını yaratmak. Bu aktivitelerde sizinle benzer tecrübeleri yaşayan annelerle bir araya gelirken aslında paylaşılan deneyimler herkes için pozitif, keyifli ve ilham verici bir süreç haline geliyor. Bunlardan bir kaçına sen de katıldın ve hatta birlikte bir ücretsiz eğitim de gerçekleştirdik. Nasıl kaliteli bir profil olduğuna bizzat kendin şahit olmuş oldun.

8-Kadıköy Anneleri olarak hedefiniz ne? Yani, nereye gidiyor Kadıköy Anneleri?

Nereye gider bilemiyorum ama çevremizden aldığımız olumlu geri bildirimlerle güzel bir yolda ilerlediğimizi hissediyoruz. 250’ye yakın yazımızla, bugüne kadar 75.000 farklı kullanıcıya, 250.000’in üzerinde sayfa görüntülenme rakamına ulaşmış bir site, Kadıköy başta özellikle Anadolu yakasında olmak üzere tamamen gerçek kişilerden oluşan 3.250 facebook ve 5.500 instagram abonesiyle sosyal medyada aktif olarak yer alıp, günde ortalama 3.000 kişiye erişen bir platform olarak, bizi severek takip eden binlerce annenin varlığı, üzerimize de büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu yüzden 2015 yılında olduğu gibi 2016 yılında da en az ayda 2 kez olmak üzere bebek taşıma, bebek işaret dili, uyku(seninle birlikte J), beslenme, ilk yardım, emzirme, pozitif doğum vs. gibi konularında ücretsiz eğitimlerimiz ve masal, kitap, piknik, ebeveyn danışmanlık, buluşma gibi organizasyonlarımız olacak. Şimdiden dopdolu bir yılın programını oluşturmaya başladık.

Şimdilik ağırlıklı takipçi çocuk yaş gurubu 0-7 yaş olduğu için oyun grubu, kreş, yuva, anaokulu vs gibi esas okul öncesi seçeneklerle ilgili bize özel indirimleri paylaşıyoruz. Bize Kadıköy civarında hizmet veren çok sayıda okuldan bilgiler geliyor, içlerinden seçim yaparak ve Kadıköy Anneleri’ne özel indirim verenlere yer vermeye gayret gösteriyoruz. Ama özellikle bu konu ailelerin kafasını karıştırdığı için talebi karşılayabilmek adına tüm eğitim olanakları ve fazlasını içeren bir projeyi 2016 yılında hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Hedef kitlemize uygun okul kategorisine özel dosya şeklinde sitede yer vermeyi düşünüyorum. Hatta bu anlamda ilk dosyamı bir Montessori okulu üzerine tamamladım. Bizzat kendim gidip, okulu gezip, öğrencilerle, öğretmenlerle ve yöneticisiyle görüşüp, notlar aldım, okuldan da iç-dış fotoğraf çekimi yaptım. Eğer bu uygulama ilgi görürse diğer merak edilen okullar için de benzer bir çalışma yapabilirim.

Temmuz 2015’ten bu yana Kadıköy Anneleri olarak Migros TV Anne-Çocuk kategorisi ile bir ortak çalışmamız mevcut. Burada anneler ve babalar, kendi evlerinde, çocuklarıyla yaşadıkları deneyimleri ve ev içi aktiviteleri diğer annelere ilham vermek amacıyla belli bir kurguda video formatına getiriyor. Artık materyallerden gitar yapımından bebek banyosuna, anne sütlü dondurma tarifinden evde oyun hamuru yapımına pek çok konuda bilgilerimizi paylaştığımı bu videolara ilgi ve tepkiler çok güzel! Biz blogger arkadaşlarla bu çekimleri yapmaya başladıktan sonra diğer tanınmış bloggerlar da aynı şekilde markalarla anlaşıp benzer çekimler yapmaya başladılar. Bu alanda da öncü olup ilham vermek gerçekten çok güzel bir duygu J Şimdiye kadar tam 20 farklı anne/baba ve bebek/çocuk ile tam 234 adet video çekimi yaptık. Epey de deneyim kazandık tabi J Farklı markalarla video ve fotoğraf içerik projelerimiz de bununla bağlantılı şekilde devam ediyor olacak.

Yine Kadıköy Anneleri’nin daha fazla insana ulaşması ve hayatlarını kolaylaştırması için farklı projelerimiz var ancak şimdilik bunların detayları bende kalsın 🙂

Kasikoy AnnelerFoto 4

9-Teşekkür ederim

Ben teşekkür ederim değerli sitende bana yer verdiğin için. Son olarak birkaç kelam etmek gerekirse; herkesin hamileliği, doğumu, lohusalığı, emzirme süreci ve en nihayetinde anneliği kendine. Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms ise sıcak, samimi, hepsi de biricik olan deneyimlerin paylaşıldığı, “en doğru”, “en iyi”, “en güzel” iddiası olmayan, kapıları yalnızca desteğe açık ayrıca yerel grupların ilki ve anne-bebek videolarının da öncüsü olarak var olan bir platform. Sizi de değerli yazılarınız ve katkılarınızla aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz! Üstelik çok yakında hayata geçecek “Kadıköy Anneleri Club” forum sayfamızla daha fazla anne ve anne adayına ulaşmayı hedefliyoruz. Böylece Kadıköy Hamileleri, Kadıköy Anneleri, Kadıköy Babaları ve Kadıköy Bebekleri için anında ulaşabilecekleri sonsuz bir kaynağın da kapıları açılmış olacak…

Aslı Altınok Erdal (Nam-ı diğer Muhtar Anne)

Kadıköy Anneleri&Kadikoy Moms Kurucusu

kadikoyanneleri.com/ fb / instagram / twitter / youtube / google+

 

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz...

Bir bilene danışmak iyidir…

Yasemin’i kendi odasına ayırmaya karar verdiğimizde sanırım 10 aylık kadardı. Aslında hiçbir zaman zor bir …

Oğlumuzun ağlamasını asla ve asla istemiyorduk

Uras’ı ilk 4 ay babası dışında kimselere emanet edemedim, emerek ya da pusette açık havada uyuyordu sadece. …

Oya Der ki: Anneyim Yüz Kaplan Gücündeyim…

Oya’nın eşinden Oya’yı ilk duyduğumda; Oya karnı burnunda Yüksek Lisans eğitimini tamamlamaya çalışıyordu; …