Blog

Uyuyan bebekler, mutlu hayatlar.

Ülkü der ki “Anneyim Yüz Kaplan Gücündeyim”

Röportajı veren sevgili arkadaşım Ülkü Öner Asma çok eskiden gelen bir dostum… Yaşamımda her elimi uzattığımda uzattı Ülkü… Tanıdığım en genç annelerden bir tanesi… İkinci çocukla birlikte işten ayrıldı. Anneliğini, çocuk yetiştirme biçimini, mücadelesini gözlerimle gördüm… Belki de hiç duymadığınız bir şeyden bahsediyor Ülkü röportajında… Ben arkadaşımı hep ayakta alkışlıyorum; okuyunca siz de öyle yapacaksınız.

Kısaca kendinizden, neler yaptığınızdan bahseder misiniz?
1974 doğumluyum. Babamın memuriyeti nedeniyle ilkokul 4. Sınıfa kadar Anadolu’ da dolaştıktan sonra İstanbul’ a geldik ve o günden beri de İstanbulluyum. Eşimle Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde okurken tanıştık. Mezun olduktan sonra da evlendik. İkimiz de kariyerimize Bankacı olarak başladık. Evlendikten 3 sene sonra, 25 yaşımda ilk kez anne oldum. Oğlum hayatıma bambaşka bir anlam kattı. Şanslıydım, ilkokula kadar annem baktı oğluma. 7 yıl sonra da ikinci oğlum oldu. Sağlık sorunları nedeniyle istifa ettim ve 6 yıl evde çocuklarımla ilgilendikten sonra önce part-time, geçen yıldan beri de tam zamanlı olarak çalışma hayatına geri döndüm.

Annelik hikayenizi paylaşır mısınız?
Çocukları hep severdim, eşim de öyle. Hele çok yakın arkadaşlarımız çocuk sahibi olduktan sonra, ikimiz de bu duyguyu tatmak konusunda sabırsızlandık. Bu yüzden henüz 3 yıllık evliyken ilk oğlumuz doğdu. Herkesin çocuğu öyledir ama bizimki çok uslu, çok akıllı, kolay bir çocuktu bize göre. Büyüdükten sonra kardeş istedi ve hatta bu nedenle geceleri dua etti bolca. Duaları kabul gördü ki, ikinci oğlumuz dünyaya geldi. Her ikisi için de bolca şükrediyorum. Şanslı bir anne olduğuma inanıyorum.

Sizin için anneliğin en zor yanı neydi?
Anneliği biz anneler zorlaştırıyoruz galiba. Tabii ki çok kolay olduğunu iddia edemem ama biz mükemmeliyet aradığımız için ekstra güç sarf ediyoruz, yoruluyor ve bu nedenle sinirleniyoruz. Halbuki çocuklar bizden ayrı, farklı istek ve ilgileri olan bireyler. Onları bolca sevip, istek ve ilgilerine göre aktivitelerle mutlu olmalarını sağlamak en doğrusu sanırım. Maalesef bunu ikinci doğduktan sonra fark ettim. Kurallar herkese uymuyor, bize uyan kuralları düşünüp uygulamak lazım. Çocuklar büyüdükçe kurallar da değişiyor. Bitmeyen bir öğrenme süreci yani.

Bir süre kariyerinize ara verdiniz… Bu dönem nasıl geçti? Neler yaptınız?
İlkokula giden bir çocuk ve bir bebekle birlikte ilk yıllarım evde geçti daha çok. Bu arada bir yazışma grubu ve web sitesi kurup takip ettim. Ufaklık biraz büyüyünce nasıl para kazanabilirim diye düşündüm ve bir tez destek sitesinde bir süre çalıştım. Ancak düşündüğümden çok zaman ve beklediğimden az gelir elde edince bıraktım. Siteyi geliştirirken fotoğraf konusunda eksiklerimi fark edip bu alana yöneldim. Bir makine alıp, kursa giderek kendimi biraz geliştirdim. Sonra bir tutku oldu ve çocuklarımın, yeğenlerimin, arkadaşlarımın fotoğraflarını çekerken birkaç profesyonel çekim de yaptım. Ama yeniden işe başlayınca, fotoğrafın benim için keyifli bir hobi olarak kalmasına karar verdim.

www.pesekinovarus.org web siteniz… Neler anlatırsınız… Hedef neydi? Neler oldu?
Ufak oğlum pes ekinovaruslu olarak doğdu. Ayak sırtı öne doğru ve parmaklar birbirine bakar konumdadır. İlk iki hafta içinde, bu konuda uzman bir doktorla tedaviye başlanınca kolayca düzelen, ama 4-5 sene ortez kullanılması gereken bir deformite. 1000 çocukta bir görülen bir durum olmasına rağmen başımıza gelmeden önce duymadığım bir sorundu. Ve 9 yıl önce birkaç tıbbi makale dışında Türkçe bilgi alabileceğimiz hiçbir kaynak yoktu. Yurtdışında ailelerin kurduğu gruplara katılarak bilgilendik konuyla ilgili ama kendi dilimde dertleşebileceğim, bizim sağlık sistemimize göre yol gösterebilecek kimseye ulaşamadığım için önce bir yazışma grubu kurdum. Grup biraz büyünce de, bilgilerin kaybolmaması için bir site kurmaya karar verdim. Oturup yazıları yazdım, makaleleri çevirdim, oğlumun fotoğraflarını koydum. İlk başlarda çok zamanımı aldı ama bir süre sonra, ülkemizde bu konuda, doktorların bile hastalarına önerdikleri, ilk derli toplu bilgi kaynağı oldu. Sitenin kurulmasından sonra yazışma grubumuz da inanılmaz büyüdü. Bir süredir daha çok uzaktan takip ediyorum. Çocukları belli bir aşamaya gelenler, yeni başlayanlara destek oluyorlar. Büyük bir aile olduk yani.

İş aile dengenizi nasıl sağladınız ve sağlıyorsunuz?
Uzun bir aradan sonra işe ilk başladığımda öğrenmem gereken çok şey vardı. Bu dönemde işe çok yoğunlaştım. Ancak part-time başlamanın avantajıyla çocuklarıma da zaman ayırabildim. Şimdi büyük oğlum lisede, ufaklık ilkokulda, belli bir düzen oluşturduk hayatımızda. Ben de işi işte bırakmaya gayret ediyorum çok özel bir durum olmadıkça. İşyerimin de aile gibi olması, iş arkadaşlarımızla birbirimize destek olmamız, işimi oldukça kolaylaştırıyor.

Çocuklarınızı yetiştirirken nelere öncelik verdiniz? Kimlerden yardım aldınız?
Çocuklarımı yetiştirirken onurlu ve duyarlı bir insan olmalarını amaç edindim. Çok yanlışlarım olmuştur, oluyordur ama onları çok sevdiğimi biliyorlar. Zaman zaman katı olabiliyorum ama ilgi alanları konusunda hep destek olmaya, onların akıl ve beden sağlıklarını korumaya gayret ettim. Çocuklar küçükken annem ve eşim en büyük yardımcılarım oldular. Belli bir yaşa geldiklerinde, onlara da sorumluluklar vererek, birbirimizin yardımcısı olmamızı sağlamaya çalıştım.

Çocuklarınızda görmek istediğiniz en önemli özellik ne?
Kendilerine güvenen, onurlu, saygılı ve duyarlı insanlar olmaları bana yeter. Büyük oğlum bu yolda güzel ilerliyor. Ufaklığın da abisi gibi olacağı yönünde emareler mevcut.

Kariyerine ara vermek zorunda olan annelere ne önerirsiniz?
Çalışan annelere göre daha fazla zamanları olacak, bu yüzden çocuklarıyla geçirdikleri zamanın tadını çıkarsınlar. Ben önceliği ev işlerine değil, çocuklara vermiştim. Evde olununca her şeye yetişilemiyor, bunu da kabullenmeleri lazım. Kendilerine de zaman ayırmaları, yatırım yapmaları iyi olur. Geri dönmek istediklerinde işlerini kolaylaştırır çünkü maalesef ülkemizde kariyere ara vermek olumlu bakılan bir durum değil. Ama yeterince araştırıp, kararlı olurlarsa mutlaka bir iş bulacaklardır. Yeter ki istesinler.

Bu yazıyı paylaşabilirsiniz...

Bir bilene danışmak iyidir…

Yasemin’i kendi odasına ayırmaya karar verdiğimizde sanırım 10 aylık kadardı. Aslında hiçbir zaman zor bir …

Oğlumuzun ağlamasını asla ve asla istemiyorduk

Uras’ı ilk 4 ay babası dışında kimselere emanet edemedim, emerek ya da pusette açık havada uyuyordu sadece. …

Oya Der ki: Anneyim Yüz Kaplan Gücündeyim…

Oya’nın eşinden Oya’yı ilk duyduğumda; Oya karnı burnunda Yüksek Lisans eğitimini tamamlamaya çalışıyordu; …